INDIGO DERGISI FORUMU

http://indigodergisi.com
 
AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yap  
Paylaş | 
 

 Beden öldüğünde ruh nereye gidiyor?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
nesrin dabağlar



Kadın
Mesaj Sayısı: 8
Yaş: 50
Yer: istanbul
Kayıt tarihi: 11/01/07

MesajKonu: Beden öldüğünde ruh nereye gidiyor?   Perş. Ocak 11 2007, 23:28

Gidip de gelen olmadığı ya da gelen varsa bile bize anlatmadığı, anlatsa bile bilimsel bulmadığımız gerekçesiyle inanmadığımız ruhun yolculuğu, varoluşumuzdan beri merak ettiğimiz bir konu... M.Ö 300 lü yıllarda Democritus bile ruhun yapısını atom altı parçacıklarla tarif etmeye çalışmış. Bence ilginç...

Maddesel dünyanın çemberinde sıkışıp kaldığımız şimdiki bilimin eksikleri kimbilir ne zaman tamamlanacak ki bu sorunun cevabını öğrenebileceğiz?

Bu konuda şahsi düşüncelerim tabi ki var ve mümkün olduğunca bilimin süzgecinden geçirerek özümsemeye çalışıyorum. Yıllardır ilginç deneyimlemeleri ve yorumları okurum ama henüz kaplumbağa hızıyla ilerlediğimizi hissediyorum. Konuyla ilgili ilginç fikirleri olan arkadaşları fikir paylaşımına bekliyorum...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.bilix.net
Işıl



Kadın
Mesaj Sayısı: 2
Kayıt tarihi: 11/01/07

MesajKonu: Geri: Beden öldüğünde ruh nereye gidiyor?   Cuma Ocak 19 2007, 00:48

Ruhun bedenden ayrildiktan sonra gecis yaptigi öte taraf, spiritualist ogretilerde astral alem olarak geciyor.. Bu alemin katmanlari var, bilinc seviyesine gore gidilen yer farkli oluyor. Öldügünün dahi farkinda olmayan varliklar olabilecegi gibi, hic sikintisiz bir sekilde üst katmanlara gecebilen varliklar da olabiliyor. Dinlerdeki cennet-cehennem ayirimi bunun yanlis yorumlanan bir ifadesi aslinda. Cehennem olarak gecen deneyim alani, varligin kendi yarattigi düsük frekansli bir gerceklikten ibaret. Ki bunu bedenliyken de hepimiz deneyimleriz zaman zaman:)
Yani bedenimizi ve kimliklerimizi birakiyoruz, ama kendimizi birakmiyoruz. Hayatimiz da zaten aradaki farki anlamaya calismakla geciyor.
Bu alemdeki varliklar ile iletisim kurmak da mümkün. Medyonomik celseler ile, ki bu insanlik tarihi boyunca süregelen bir calismadir.. Kendi icinde cok genis bir alan.

Bir film var ölüm ötesi ile ilgili.. Astral boyutun gercekligini cok guzel anlatiyor bence, konuyla ilgilenenler kesinlikle izlemeli..
What Dreams May Come. Robin Williams oynuyor. Israrla izleyin derim..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
nesrin dabağlar



Kadın
Mesaj Sayısı: 8
Yaş: 50
Yer: istanbul
Kayıt tarihi: 11/01/07

MesajKonu: Geri: Beden öldüğünde ruh nereye gidiyor?   Cuma Ocak 19 2007, 01:05

Evet o filmi izledim, harika bir anlatım. Kanımca algılayabileceğimiz en iyi şeklide anlatmış o geçişleri.

Benim ölümle ilgili deneyimlerim oldu geçmişte. Zaman zaman da dediğiniz o küçük geçişleri yaşıyorum ve farkına varıyorum. İstesek daha fazlasını da yaşayabiliriz ama sanırım korkuyoruz ve bu bizi engelliyor. Bunu yapabilen insanlar ve ruhlar olduğunu da çok iyi biliyorum. Aslında en büyük tehlikesi bunu farkına vardığımızda bu dünyanın gerçekliği konusunda değişecek olan düşüncelerimizle, bunun farkında olamayan diğer insanlarla yaşayacağımız çatışma ya da değişimler. Konu gerçekten çok derin ama beni ısrarla içine çekiyor bildim bileli.

Yaşadığım ölüm deneyiminde hissettiğim şey tarifi imkansız bir hazdı ve geri dönmek zorunda kalmak korkunç bir acı hissettirdi. Fakat döndüm.Bu iradeyi gösterebilmek gerçekten çok zor. Cennet ve Cehennem dediğmiz şey de bu bence... Cenneti bırakıp cehenneme geri dönüyorsunuz. İşte bütün sır burda saklı.....
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.bilix.net
Işıl



Kadın
Mesaj Sayısı: 2
Kayıt tarihi: 11/01/07

MesajKonu: Geri: Beden öldüğünde ruh nereye gidiyor?   Cuma Ocak 19 2007, 01:40

Nasil bir deneyim yasadiniz acaba.. Bedene bagliyken varligimizin büyük bir kismini algilayamayiz. Sadece kendi varligimizi degil, tamamen iluzyonun icine batmaktir bedene girmek. Unutmamiz da bu yuzdendir. "Cunku hatirlasak burada bir an bile kalmak istemeyiz" diyor bilge bir ogretmen.
Ama su da var ki, dünyadaki hayatimizi cehennem olmaktan cikarip, olabildigince cennete cevirmek bizim elimizde. Yoksa neden burada olalim ki?
Astral alemin yapisinin farkindaligini bir tehlike olarak algilayamadim.
Cok degisik deneyimlere, ve yepyeni acilimlara dogru gidebilir o farkindalik.. Haklisiniz, korku cok.. bilinmeyenden korku, degisim korkusu, eskiyi birakma korkusu...
Bilincaltimiz nelerle dolu.. ama arindirilabilir.
Astral le ilgili calismalar, ciddi bir bilincalti temizligi gerektiriyor..
Aslinda her türlü enerji ve suur calismasi, ciddi bir bilincalti temizligi gerektiriyor:)
Carpik curpuk fikirler ve formlarla doluyuz.. hele de ölüm gibi bir konuda.
Dogru bilgi edinmek icin bilincimizde saf ve temiz alanlar acmaliyiz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
paris
Gümüş Üye
Gümüş Üye


Erkek
Mesaj Sayısı: 81
Yer: fransa
Kayıt tarihi: 19/01/07

MesajKonu: Geri: Beden öldüğünde ruh nereye gidiyor?   C.tesi Ocak 20 2007, 00:05

Ruh nedir? Ölünce ruh nereye gider?
Allahü teâlâ insanlara ruh hakkında kâfi bilgi vermemiştir. İsra suresinin (Sana ruh hakkında sorarlar, de ki, "Ruh Rabbimin işlerindendir, size az bir bilgi verilmiştir") mealindeki 85. âyet-i kerimesi de ruhun mahiyetini bilmenin imkansız olduğunu bildiriyor.

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Allahü teâlâ, insanın ruhunu bilinemez şekilde yarattı. Ruh, madde değildir, belli bir yeri yoktur. Ruh, bedenin ne içinde, ne dışındadır, ne bitişik, ne ayrıdır. Yalnız onu varlıkta durdurmaktadır. Bedenin her zerresini diri tutan ruhtur. Bunun gibi, âlemi varlıkta durduran Allahü teâlâdır. Allahü teâlâ, bedeni ruh vasıtası ile diri tutmaktadır. (Müj. Mektublar)

Ahlak-ı alaide buyuruluyor ki:
(Aklın erdiği bilgileri anlayan, his organlarından beyne gelen duyguları alan, bedendeki bütün kuvvetleri, hareketleri idare eden, kullanan ruhtur. Ruh, göz vasıtası ile renkleri, kulak ile sesleri kavrar, sinirleri çalıştırır. Adaleleri hareket ettirir, böylece bedene iş yaptırır. Böyle işlere ihtiyari yani istekli işler denir. Aklı kullanmak düşünmek ve gülmek gibi şeyleri yapan ruhtur.

Ruh parçalanmadığı ve parçalardan meydana gelmediği, yani mücerred olduğu için, hiç değişmez, bozulmaz, yok olmaz. Ruh bir sanatkâra benzer. Beden bu kimsenin elindeki sanat aletleri gibidir. İnsanın ölmesi ruhun bedenden ayrılmasıdır. Bu da sanatkârın sanat aletlerinin yok olmasına benzer.)

İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki:
(Cesetten ayrılan ruh, ya azaba veya nimete kavuşur. İyilerinki yükselir, kötülerinki yedi kat yerin dibine iner. Bedenden ayrılan ruh, aletsiz, vasıtasız olarak her şeyi bilir. Bunun için çeşitli nimet veya azapla karşılaşır.

Ruh bedende iken, herhangi bir uzuv, mesela insanın bir ayağı felç olsa, ruh bu ayağa tesir edemez, onu harekete geçiremez. Ölüm ise, bütün uzuvların felç olmasına benzer, ancak ruh, bedenden ayrılınca, müstakil olarak yine bilir, görür, anlar, sevinir, üzülür, bu halleri yok olmaz. Bu hâli, bütün ruhlar yok edilinceye kadar devam eder. Herkes dirilince, her ruh, yeniden meydana gelen cesede tealluk eder.)

Sual: Reenkarnasyon diye bir şey var mı? İnanmak doğru mu?
CEVAP
Reenkarnasyon denilince, ruhun insandan insana geçmesi, başka bir bedenle dünyaya geliş, tenasühte ise, ruhun hem insana, hem de hayvan, bitki ve cansızlara geçtiği anlaşılıyor. Biri diğerinin yerine de kullanılır.

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Kalbleri hasta, bilgileri az olan bazı kimseler, hatta kendilerini, şeyh olarak tanıtan bazı dinsizler, tenasühe inanıyor. Ruhlar olgunlaşmadan önce, bir bedenden ayrılınca, başka bir bedene geçer. Kemale geldikten sonra, insanlara gelmez, tenasüh yolu ile olgunlaşmış olurlar diyor ve tenasühle ilgili birçok hikayeler uyduruyorlar. Tenasühe inanan dinden çıkar kâfir olur. Tenasüh ile ruhlar kemale gelirse, Cehennem kimler için olur, kimler azap görür? Buna inanmak, Cehennemi inkâr etmek ve hatta öldükten sonra tekrar dirilmeye inanmamak olur. Çünkü onlara göre, ruhun olgunlaşmasına vasıta olan bedene ihtiyacı kalmamıştır ki, bedenle haşr olunsun. Bu yalancıların sözleri, eski felsefecilerin [ve şimdiki medyumların] sözlerine benziyor. Eski felsefeciler, bedenin tekrar dirileceğine inanmıyordu. "Cennet nimetleri ve Cehennem azapları yalnız ruhlara olacak" diyordu. Bunlar, o felsefecilerden de kötüdür. Çünkü, onlar tenasühü reddedip, azabın sadece ruha olacağını söylüyorlar. Bunlar ise, hem tenasühe inanıyor, hem de ahiret azabını inkâr ediyor. Bu dinsizlere göre azap, sadece dünyadadır.

Allahü teâlâ, din büyüklerinin ruhlarını insan şekline sokmuş, bu şekiller, insan gibi iş görmüştür. Yoksa, mübarek ruhları, başka bedenlere girmiş değildir. Bir ruhun, beden şekli alması, tenasüh değildir. Melekler ve cin de, insan şekline girip birçok şey yapıyorlar ki bu da tenasüh değildir. Tenasühe inananlar, kabir azabına ve Kıyamet gününe iman ediyorlar mı? Yazıklar olsun ki, böyle imansızlar, kendilerini din adamı tanıtmış, yayın vasıtaları ile, millete Müslümanlık öğretmeye kalkışıyorlar, gençleri, dinsiz, imansız yapmaya çalışıyorlar. (C.2, m.58)

Tenasühe inananların kâfir oldukları Berika ve Hadika’da da yazılıdır. Eski Yunan felsefecisi Eflatun da tenasühe inanırdı. Teslis inancını ilk olarak ortaya çıkaran da budur. Hz. İsa, göğe çıkarıldıktan sonra, dört İncili yazanlar, bu inancı karıştırarak, insanlığı büyük felakete sürüklediler.

Ruh başkasına geçmez
Yukarıda, bâtıl inanç olan reenkarnasyondan bahsetmiştik. Bu bâtıl inanç, daha çok Hindu ve Budistlerde görülür. Ölen kimsenin ruhu başkasına geçmez. Geçtiğini bildiren hiçbir âyet veya hadis yoktur. Hiçbir âlim de böyle bir şey söylememiştir. Kur"an-ı kerimde ölüm ve dirilişle ilgili birçok âyet-i kerime vardır. Hiçbirinde ruhun başka bir insana veya başka bir mahluka geçtiğini gösteren bir ifade yoktur. Zaten Allahü teâlâ insanlara ruh hakkında kâfi bilgi vermemiştir. İsra suresinin (Sana ruh hakkında soranlara, de ki, "Ruh Rabbimin işlerindendir, size az bir bilgi verilmiştir") mealindeki 85. âyeti de ruhun mahiyetini bilmenin imkansız olduğunu gösteriyor.

Bir de, (İki defa ölüp iki defa dirilmek) ifadesinden ruhun başka birisine geçtiğini ancak zındık söyler.

Kur’an-ı kerimde buyuruldu ki:
İlk insan çamurdan, sonrakiler, nutfeden yaratıldı. Nutfe kan pıhtısı, et olur, sonra can verilir. Herkes ölür, kıyamette dirilir. (Müminun 12-16)

Bekara suresinin (Allah sizi ölü iken diriltti. Sonra öldürecek, sonra diriltecek, nihayet Ona döndürüleceksiniz) mealindeki 28. âyetini, Beydavi ve diğer tefsirler şöyle açıklıyor:

Çocuğun ana rahminde can verilmesinden önceki hâli için ölü, can verilmesine de diriltme denmiştir. Yani insan, bir defa ana rahminde, bir de kabirden sonra diriltiliyor. İki ölü hâli vardır. Biri ana rahmindeki canlılıktan önceki durumu, bir de kabirdeki hâli. Yani hepsi iki ölüm, iki diriltmedir.

Kâfirler ahirette (Ey Rabbimiz, bizi iki defa öldürdün, iki defa dirilttin) diyecekler. (Mümin 11),
Ve dünyaya tekrar gönderilmelerini isteyecekler, iyi amel işleyeceklerini söyleyecekler. (Secde 12)
Kendilerine dünyadan geldikleri bildirilerek istekleri reddedilecek (İbrahim 44)

Ve denecek ki: (Size, düşünebilenin düşünebileceği, öğüt alabileceği kadar ömür vermedik mi? Size, [Peygamber, kitap, akıl, ihtiyarlık, ölüm gibi] uyarıcılar gelmedi mi?) [Fatır 37]

(Kâfirlerden birine ölüm gelince, "Rabbim, beni geri çevir, tâ ki, yapmadan bıraktığımı tamamlar, iyi iş işlerim" der. Hayır; bu söylediği boş laftır. Tekrar diriltilecekleri güne kadar arkalarında geriye dönmekten onları alıkoyan bir engel vardır.) [Müminun 99-100]

Duhan suresinin 56. âyet-i kerimesinde (İnsan ilk ölümden başka bir ölüm tatmaz) ifadesi, tek ölüm olduğunu açıkça gösteriyor. Kur"an-ı kerimde, (İki defa ölüp iki defa dirilmek) ifadesine benzeyen başka ifadeler de vardır. Mesela ikisi şöyledir:

(Geceleyin sizi öldüren [ruhunuzu alan], gündüzün de ne işlediğinizi bilen; sonra belli ecel tamamlansın diye gündüzün sizi dirilten [uyandıran] Odur.) [Enam 60],

Allah, eceli gelenlerin ölüm anında, eceli gelmeyenlerin de uyku esnasında ruhlarını aldığı ve bunda düşünenler için bir ders olduğu bildiriliyor. (Zümer 42)

Bu iki âyet-i kerimede, insan uyurken ruhunu Allahü teâlânın aldığı açıkça bildiriliyor. Ruhunu almakla onu öldürmüş olmuyor. Şimdi hangi zındık, (Uyuyan ölür, ruhu başkasına geçer) diyebilir? Tek ölüm ve tek dirilişin olduğunu bildiren âyet-i kerimelerden üçü şöyledir:

(İnsan önce bir şey değilken kendisini yarattığımızı düşünmez mi?) [Meryem 67]

(Resulüm, senden önce de hiçbir beşere ebedilik vermedik. Şimdi sen ölürsen, sanki onlar ebedi mi kalacaklar, her canlı ölümü tadacaktır.) [Enbiya 34, 35]

(Ölümden sonra elbette diriltileceksiniz desen, kâfirler "bu sihir" derler.) [Hud 7]


Reenkarnasyon hurafesi
Sual: Ölmüş kimselerin ruhları, çocuk, hayvan veya bitkiye geçiyormuş. Bir çocuk, ruhunu aldığı kimsenin geçmiş hayatında bahsedip, mesela, "Ben yüz sene önce şunları yapmıştım" diyormuş. Ölenin ruhu başkasına geçer mi?
CEVAP
Bu bâtıl inanç daha çok Hindu ve Budistlerde vardır. Reenkarnasyon diye bir şey yoktur. Yani ölen kimsenin ruhu başkasına geçmez. Yahut bir kimse birkaç defa dünyaya gelmez.

Daha çok dine inanmayan kimseler, reenkarnasyondan bahsediyorlar. Dine inanmayan biri, eğer dinden bahsediyorsa, elbette samimiyetinden şüphe edilir. Bunların asıl maksadı dini yıkmaktır. Bunlar, dine inanır görünüp, genel olarak, içkinin az içilirse günah olmadığını, tesettürün Kur"anda olmadığını, lüzumsuzluğunu, Cennet ve Cehennemin dünyada olduğunu yazıp çizerler.

Hz. Âdemi inkâr etmek için ilk insanların vahşi olduğunu, maymundan geldiğini, dil bilmediğini de söylerler. Halbuki Allahü teâlâ, bütün eşyanın ilmini, sanatını Hz. Âdem"e öğrettiğini bildiriyor. (Bekara 31)

Müslümanlar, gezegenlerde insan veya insan gibi canlı varlık bulunmadığını bildirdiği için, din düşmanları, Ufo diye bir yalan uydurdular. Allah’a inanmazlar, "Gök tanrıları" derler, "Tanrıların arabaları" diye roman yazarlar.

Falın, ilmi hiçbir değeri olmadığı, asılsız olduğu herkesçe bilindiği halde, sırf İslamiyet falı kötülüyor diye fal ile ilgili yazılar, yorumlar yayınlarlar. Asıl kendileri hurafeci olduğu halde, müslümanlara iftira ederler. Kısacası bunlar, dini yıkmak için açıkça değil, böyle tevilli, dolaylı yollardan dine saldırırlar, "tutmazsa da iz bırakır" ümidiyle, İslamiyet’e çamur atmaya çalışırlar. Bunların sözünün dinde bir değeri olmaz.

Cin, insanın içine girebilir. Bu husus hadis-i şerifle sabittir. İnsanın his ve hareket sinirlerine tesir ederek, hareket ve ses hasıl ederler. İnsanın, bu kendi söz ve hareketinden haberi olmaz. Böylece vaktiyle Roma’da ve Peşte’de, son zamanlarda Adana ve Hatay’da konuşan çocuk ve hastalar görülmüştür. Bunları konuşturan cin, uzak ülkelerdeki veya eski zamanlardaki şeyleri söylediklerinden, bazı kimseler, bu çocukların iki ruhlu olduğunu veya başka insanın ruhunu taşıdığını sanmışlardır. Bunun yanlış olduğunu dinimiz açıkça bildirmektedir.

İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki:
(Çeşitli yaşlarındaki bedenleri başka başka olan bir insan, aynı boy ve aynı şekilde, fakat başka zerrelerden yapılmış bir bedenle kabirden kalkacaktır. Bu husus anlaşılınca, insan insanı yerse, yenilen organın, hangi insan ile yaratılacağı, yiyen ile mi, yoksa yenilen ile mi birlikte yaratılacağı gibi sorulara lüzum kalmaz. Çünkü, o organların kendileri değil, benzerleri yaratılacaktır.)
Kur"an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Onlar, gökleri ve yeri yaratmış olan Allah’ın, kendileri gibilerini de, [benzerlerini de] yaratmaya kadir olduğunu düşünmüyorlar mı?) [İsra 99]

Beden değişir, Ruh değişmez
Herkes, öldüğü zamandaki şekli, boyu ve organları ile mezardan kalkacaktır. Herkesin kuyruk sokumu kemiği değişmeyecek, başka organlar, bu kemik üzerine yeniden yaratılacak, ruhlar bu yeni bedenleri bulup, ona ait olacaklardır. Ruhların bu başka bedenlerle beraber olmaları tenasüh değildir. İnsan bedeni, organları dünyada da değişiyor. Kırk yaşındaki insanın eti, yağı, derisi, kemikleri başkadır, çocukluğunda bulunanlar başkadır. Fakat o, hep aynı insandır. Çünkü insan, ruh demektir. Beden değişiyor ise de, ruh değişmez.

Ruh değişmediği gibi, parmak izi de hiç değişmez. Hiçbir insanın parmak izi, başkasının parmak izine benzemez. Bir insanın parmak uçlarındaki çizgilerin şekli, doğmadan önce, ruh bedenle beraber olduğu sıralarda teşekkül eder. İnsan ölüp çürüyünceye kadar hiç değişmez. Beş bin yıllık mumyalarda aynen kaldıkları görülmüştür. Parmak ucundaki çizgilerden herbiri yan yana dizilmiş deliklerden meydana gelmiştir. Her delikçikten, ter sızmaktadır. İnsan bir şeyi tutunca, sızan ter, o şeyin üzerinde çizgilerin şekli gibi yapışıp kalır. Teri boyayan bir ilaç sürünce, o kimsenin parmak izi, o şey görünür. Hırsız parmak izinden bulunabilir.

Ölen bir kimsenin ruhu, başka birine geçmez. Fen ilerlediği zaman bu durum daha da kolay anlaşılır. Mesela bütün insanların parmak izleri bir yere alınır. Eskiden ölmüş bir kimseden bahseden çocuğun parmak izi ile karşılaştırılınca tutmadığı görülür. Daha başka usullerle de tespiti mümkündür.

İnsan, ruhu sayesinde ayakta durur. Aklı, düşüncesi, ruhu sayesinde vardır. İnsanın vücudu, bir marangozun âletleri gibidir. İnsan ölünce, âletleri olmadığından, ruh bu aletlerle bir iş yapamaz. Ancak yine de, ruh ölü olmadığı için gider gelir, insanları tanır. Hatta evliyanın ruhları insanlara yardım eder. Bu yardım etmesi dünyadaki bedenindeki aletlerle değildir. Allahü teâlâ ruhlara aletsiz de iş yapma özelliğini vermiştir. Vefat eden Hızır aleyhisselamın ruhu çok kimseye çeşitli yardım yapmaktadır.

Bir insana, başka insanların bütün organları takılsa, o insanın aklında, düşüncesinde değişiklik olmaz. Marangozun eski aletleri yerine, yeni aletleri gelmiş demektir. Alet değişmekle, marangozdaki bilgi, kabiliyet değişmez. Kesmeyen bir testere yerine, iyi kesen bir testere gelirse, daha kolay iş yapar. Görmeyen gözün yerine sağlam göz takılırsa görür. Kanı, kalbi, beyni de değişse, yine düşünceye tesir etmez. Sağlam organ takılmışsa, daha kolay iş görür. Çünkü insan, ruh demektir.

Bir insan yanmakla yok olmaz. Sadece aletleri elinden alınmış olur. Ahirette ona yeni aletler verilir. Mümin ise Cennete, kâfir ise Cehenneme gider. Ruh, kendisine verilen vücut sayesinde, ya nimete kavuşur veya azaba düçar olur. Ruhun mahiyetini bilmeyen ve Allahü teâlânın kudretinden şüphe eden kimse, insan yanınca yok olduğunu, kabir suali ve kabir azabının olmadığını zanneder. Halbuki kabir azabının olduğunu dinimiz açıkça bildiriyor.

Ölüye kabir azabı
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Kabir, ya Cennet bahçesi veya Cehennem çukurudur.) [Tirmizi]
Aklın almadığı şeyleri akılla çözmeye kalkışmak çok yanlıştır. Akıl, göz gibi, din bilgileri de ışık gibidir. Göz, ışık olmadıkça, karanlıkta görmez. Göz, karanlıkta görmediği şeylere "yok" diyemez. Akıl da, maneviyatı, fizik-ötesini anlayamaz. Aklımızdan faydalanmamız için Allahü teâlâ, din ışığını gönderdi. Göz, ışık olmadan karanlıkta cisimleri göremediği gibi, din bilgileri olmadan da akıl, manevi şeyleri anlayamaz.

Amerika’daki vahşilerin, oklarının uçlarına sürdükleri, "Kürar" ismindeki zehir, sinirlerin uçlarını felce uğratır. Adale hareket edemez. Ağrı yapmadığından insan zehirlendiğini anlamaz. Elini, ayağını oynatamaz, yere yıkılır, taş gibi kalır. Görür ve işitir ise de, gözünü kırpamaz, dilini oynatıp bağıramaz. Kabir azabı da buna benzetilebilir. Ölü, acı duyar, fakat kıpırdayamaz.

Dine inanmayan bir yazar, kelebekler hep ölüp diriliyor diyerek reenkarnasyonun gerçek olduğunu savunuyor. Dünyada her canlının bir hayat devresi vardır. Kelebeklerde, Yumurta, Tırtıl, Pupa, Kelebek devreleri vardır. Kelebeklerin nesilleri böyle devam eder. Bunun reenkarnasyon hurafesi ile bir ilgisi yoktur. Bitkilerin, kavunun, karpuzun, tohumla yetişen diğer sebzelerin çoğalması da buna benzer. Mesela bir karpuz çekirdeği toprağa atılınca, çekirdekten yeşil aksam meydana gelir. Yeşil aksamdan da karpuz olur. Karpuzun içinde de çekirdekler bulunur. Böylece neslini devam ettirir. Yeni meydana gelen karpuzlar, çekirdeği ekilen karpuza benziyor diye eski çekirdek yeniden meydana geldi mi denir? Yahut karpuz ölüp ölüp diriliyor denmez. Her canlı ölür. (Rahman 26)

Saygılarımla...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.tagged.com/parissss
nesrin dabağlar



Kadın
Mesaj Sayısı: 8
Yaş: 50
Yer: istanbul
Kayıt tarihi: 11/01/07

MesajKonu: Geri: Beden öldüğünde ruh nereye gidiyor?   C.tesi Ocak 20 2007, 00:15

Aynen ben de o bilge öğretmenin söylediğini söylüyorum bu konuda. Burada bir dk değil bir salise bile kalmayız aslında... AMAAA.....

işte o "ama" çok önemli ... Çünkü burada kalmak gerektiğini algılayabiliyorsak ki bu çok farklı ve yüksek bir bilinçtir, kalıyoruz ya da oradan dönüyoruz zaten... Kendini öldürmek denilen tasavvufi deyimin tarifinde bu tercih yatmaktadır. Cennet ve cehennem demem de bu yüzdendir. Cehennemi seçip kalabiliyorsanız kendiniz öldürmüşsünüz demektir ama bu bilinen ölüm kavramı değil daha farklı boyuttaki ölümdür aslında..

Ben bunu hakikaten yaşadım. Yaşadığım zaman bu konuyla ilgili fazla bilgim yoktu, çok sonraları benzer olaylar literatürünü ve bilimsel tariflerini öğrendikçe daha adlandırabilir oldum ve ne yaşadığımı bilir oldum...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.bilix.net
karanka



Mesaj Sayısı: 22
Kayıt tarihi: 10/02/07

MesajKonu: Geri: Beden öldüğünde ruh nereye gidiyor?   Ptsi Şub. 12 2007, 00:23

Offffff of beden öldüğünde ruh nereye gider diyor hanfendi bir de ekleme yapıyor bu konudaki düşüncelerimi mümkün olduğunca bilmin süzgecinden falan filan...... diyor. bilim ne zamandan beri bedin ölünce ruhun nereye gideceğiyle ilgilendi ki bu konuda bize yardımı oluyor.Bak ezbere bilirim orta yaş ya da üzeri kadınlar bu konuya kafayı takarlar ve okumalar yapar bu okumalar dinin hafifleştirilmiş biçimi olan mistisizmle ilgilidir.reiki yoga ya merak salarlar.sonra barış insanlık naraları atarlar ve insanları seviyorum doğayı seviyorum ....... diye sabaha kadar içlerindeki öfkeyi örtbas ederler.Sana kurtuluş yolunu söyleyeyim bütün dinleri al ...masanın üstüne koy ...hangisini beğenmeyip hangisinden ürküyor hangisini ben in olmak istemiyorsa o doğru dindir.Çünkü insan hakikate doğruya isteksizdir çünhkü hakikat insanın sahte dünyasını yıkar .hem ben yürürlükte olan hayat tarzımı sürdürüyüm hem de hakikati kavrıyım böyle bir din sahte yalandır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
kaosduru



Mesaj Sayısı: 8
Yaş: 28
Yer: ankara
Kayıt tarihi: 01/04/07

MesajKonu: Geri: Beden öldüğünde ruh nereye gidiyor?   Ptsi Nis. 02 2007, 01:04

ölümden sonra hayat illaki vardır bu kacınılmazdır evren yasalarındada hemen göze çarpar enerji hiçbir zaman yok olmaz çok basit bir örnekle acıklarsak yanan bir odunu düşünün :yandı ve kül oldu cok eskı çaglarda olsaydı odun ıcın ypacagımız yorum yandı ve kül oldu olurdu ancak
bugün su ankı ınsn bılıncıyle yapacagımız yorum odun maddeydı sımdı yandı duman oldu(gaza dönüştü bşir cesıt maddeye) yani lısacası yok olmadıgını rahatlıkla söyleyebılırız ancak bunu tabıkı bugünki bilgi birikimlerinin etkisiyle söyleyebiliriz kısacası her gecen gün hayatı tecrube eden teknolojık ve bilimsel acıdan gelısen bız ınsanlar her gecen gun olayları farklı boyutlardan alıp yorumlayabılıyoruz tıpkı bu odu ornegınde oldugu gıbı bundan yola cıkarak olumden sınrakı deneyımler kesın olarak kanıtlanamamsıtır reankarnasyonda öyle ancak şu konuda kesinlikle emınımkı maddenın asla yok olmaması yasasına göre düşünce sezgi ve bilgilerden olusan insan ruhuda yok olmayacaktır ve evrimini sürdürmeye dewam edicektir ve bencebu ancak bedenın enkarne olmasıyla gerceklesebılır tabı bu benım kısısel fıkrım sadece bilimsel verilere dayanırsak reankarnasyon yoktur bence reankarnasyon bır cesıt metafızıktır meta fızıkte bılımın kanıtlayamayacagı kadar cocuk kaldıgı olaylardır sevgıyle kalın...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Beden öldüğünde ruh nereye gidiyor?   Paz Haz. 17 2007, 20:14

Bende şunu söylemek istiyorum: Eğer ayetleri örnek veriyorsak; kutsal kitapların sembolik bir dille yazılmış olabileceğini göz önünde bulundurmalıyız.Farklı açılardan bakmakta fayda vardır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
alchemist



Mesaj Sayısı: 4
Kayıt tarihi: 20/06/07

MesajKonu: Geri: Beden öldüğünde ruh nereye gidiyor?   Perş. Haz. 21 2007, 10:25

Ruhun varlığında ne zaman emin olduk da yolculuğunu sorgulayabiliyoruz.Kirliyan fotoğrafçılığı vb örnekler ispatlamaya çalışmayı akıllarından geçirenler için söylüyorum bu tarz bilgilere her yerde her zaman ulaşılabiliyor artık o nedenle onu geçin.

Daha da enteresanı bedenin varolduğundan ne zaman emin oldunuzda içinde ruh barındırabilecek bir yapıda olduğu ön yanılsamasına bu kadar keyifle kapılabiliyorsunuz.

Dindeki bildirimler hakkındaki cevabım İbn-i Arabi den olacaktır;
Din nehirde karşı kıyıya geçmek için kullandığın kayık gibidir,o sadece amaca varman için sunulmuş bir kolaylık ve "rahmettir" amacın kendisi değildir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
paris
Gümüş Üye
Gümüş Üye


Erkek
Mesaj Sayısı: 81
Yer: fransa
Kayıt tarihi: 19/01/07

MesajKonu: Geri: Beden öldüğünde ruh nereye gidiyor?   Cuma Ağus. 10 2007, 02:49

Bende şunu söylemek istiyorum: Eğer ayetleri örnek veriyorsak; kutsal kitapların sembolik bir dille yazılmış olabileceğini göz önünde bulundurmalıyız.Farklı açılardan bakmakta fayda vardır.


ne gibi anlamadim ???? kutsal kitap diyorsun Very Happy allahin kendi sozleri bunlar ve bunlar ise tecume ediliyor ingilizce gibi Very Happy Very Happy cok bilimsel konustun yada bana oyle geldi nedemek istiyorsun ne gibi farkli acilardan bilimmi ????
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.tagged.com/parissss
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Beden öldüğünde ruh nereye gidiyor?   Cuma Ağus. 10 2007, 11:47

hayır kutsal metinlerde sembolik anlatım kullanılmış olabilir yani kuranda size ruhumdan üfledim diye bir ayet var burada aslında kendisinin parçası olduğumuzu ima etmiş olabilir.Sembol olarak anlatılmış olabilir. bu bir anlatım tekniğidir alegorik-sembolik tekniği.Hatta bir bilim edebiyat dalıdır sembolizm.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
paris
Gümüş Üye
Gümüş Üye


Erkek
Mesaj Sayısı: 81
Yer: fransa
Kayıt tarihi: 19/01/07

MesajKonu: selamlar   C.tesi Ağus. 11 2007, 22:13

Farklı açılardan bakmakta fayda vardır demistin.
Senin farkli acilimin ne?
bir ornek verdinde devami gelmedi.
Ben Merakta kaldim Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.tagged.com/parissss
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Beden öldüğünde ruh nereye gidiyor?   Paz Ağus. 12 2007, 13:00

Merakını bir an önce gidermek isterim Very Happy .Bu konu için kurandaki ayetlerden örnekler sunmuşsun. Ben de farklı bir bakış açısı olarak bu ayetlerin sembolik dil ile yazılmış olabileceğini anlatmak istedim.Böylelikle bu ayetlerden farklı sonuçlar çıkarabiliriz. Umarım yeteri kadar açık yazmışımdır. Saygılarımla...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
paris
Gümüş Üye
Gümüş Üye


Erkek
Mesaj Sayısı: 81
Yer: fransa
Kayıt tarihi: 19/01/07

MesajKonu: Geri: Beden öldüğünde ruh nereye gidiyor?   Paz Ağus. 12 2007, 20:00

lol! neyse tamam stopp!!! ben anladim anlayacagim kadar. king
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.tagged.com/parissss
Buse Dogan



Kadın
Mesaj Sayısı: 1
Kayıt tarihi: 23/08/07

MesajKonu: Geri: Beden öldüğünde ruh nereye gidiyor?   Perş. Ağus. 23 2007, 17:46

Ben bu konuda Yigit'e katiliyorum. Kuran, uc boyutlu bir kitaptir. Bircok sey sembollerle anlatilmistir. Yuzeysel degil, derinlemesine okunmali ve anlasilmalidir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
phycansu



Kadın
Mesaj Sayısı: 15
Yaş: 25
Yer: İzmir
Kayıt tarihi: 24/08/07

MesajKonu: Geri: Beden öldüğünde ruh nereye gidiyor?   Cuma Ağus. 24 2007, 23:23

Hep bu tür tartışmalara şahit olmuşumdur. Ama bence ölünce nereye gideceğimizden önce nereden geldiğimiz düşünülmeli.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
karanka



Mesaj Sayısı: 22
Kayıt tarihi: 10/02/07

MesajKonu: Geri: Beden öldüğünde ruh nereye gidiyor?   Perş. Eyl. 20 2007, 00:39

Bırakın ölümden sonra hayat var mı gibi soruları.Hayatta hayat var mı.Hayatınızda hayat var mı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
kova86



Erkek
Mesaj Sayısı: 34
Yaş: 28
Yer: mersin
Kayıt tarihi: 17/01/07

MesajKonu: Geri: Beden öldüğünde ruh nereye gidiyor?   Perş. Eyl. 20 2007, 16:49

Ben yolculuk yapıyorum,O'nda...O'na...O'nunla! O seyrediyor bende;beni, benimle!...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.bilgimerkezi.com
prometheus



Mesaj Sayısı: 2
Kayıt tarihi: 21/11/07

MesajKonu: Geri: Beden öldüğünde ruh nereye gidiyor?   Çarş. Kas. 21 2007, 23:51

gidip gelen çok kişi var
isterseniz sizi tanıştırırım.

bu kadar saplantılıda olmayın bu konuda
Benim bildiğim kuranın süresi 2016 da bitiyor, ha ondan sonrada inananlar devam edebilir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
prometheus



Mesaj Sayısı: 2
Kayıt tarihi: 21/11/07

MesajKonu: Geri: Beden öldüğünde ruh nereye gidiyor?   Çarş. Kas. 21 2007, 23:55

Ayrıca diğer arkadaşlarada katılıyorum; kur-an bi algoritmayla yazılmıştır. bildiğiniz kelimelerin dışında anlamları ve enerjileri vardır.
uzun şeyler bunlar, o yüzden bana bişi sormayın lütfen. Böyle şeyler varsa bile size kimse hiçbir şey anlatamaz, bulacaksanız siz bulacaksınız.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Eren Erdem



Mesaj Sayısı: 13
Yaş: 30
Kayıt tarihi: 28/11/07

MesajKonu: Geri: Beden öldüğünde ruh nereye gidiyor?   Çarş. Kas. 28 2007, 16:13

ruh nedir ? ha bu arada selamlar Smile
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
paris
Gümüş Üye
Gümüş Üye


Erkek
Mesaj Sayısı: 81
Yer: fransa
Kayıt tarihi: 19/01/07

MesajKonu: konu tartışma ortamı açmak değil ama!   Ptsi Ara. 03 2007, 19:10

prometheus demiş ki:
gidip gelen çok kişi var
isterseniz sizi tanıştırırım.

bu kadar saplantılıda olmayın bu konuda
Benim bildiğim kuranın süresi 2016 da bitiyor, ha ondan sonrada inananlar devam edebilir.


varsa tanışmak isterim. ve çok tanışmak istiyorum. tanıştır lütfen bizi .
sen ne biliyorsun? ilmin ne deney ve tercübelerin ne unutma bilim deney yapar din ise hem deney yapıp deyimli elde eder.
bilim nesneler üzerinde deney yaparken din ise özneler üstünde yapar. her neyse. konu bu değil.
konu senin bir filizofmu yoksa en karanlık uçlarda gezen bir saplantı ufu olman mı?.

konu tartışma ortamı açmak değil ama!
arkadaşım ne yazdığını bir oku.İnanmıyorsan ki inanmıyorsun, inanlara ve sağlam inançlara saygılı ol. bir tezinde varsa ki! yoktur!! bizimle paylaş. yoksa burdan herkes bir birine homoda der maymunda ufoluda der ama pardon...

saygılar...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.tagged.com/parissss
LOOKandSEE



Mesaj Sayısı: 1
Kayıt tarihi: 16/04/08

MesajKonu: Geri: Beden öldüğünde ruh nereye gidiyor?   Çarş. Nis. 16 2008, 17:18

Ruh görüntü olarak su ile aynı
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
chaostouch



Mesaj Sayısı: 10
Yaş: 31
Kayıt tarihi: 23/06/08

MesajKonu: Geri: Beden öldüğünde ruh nereye gidiyor?   Çarş. Tem. 02 2008, 23:43

walla bende bişiler yaşıorum böyle değişik ruhani...

ilk dünyanın merkezine ışınlandım hani bilim adamlarının dünyanın merkezinin som çelik olduğunu düşündükleri o yere...ateş oldum orda çok müthiş bi olaydı.

Sonra çok korkunç bişi yaşadım...ruhum bedenden ayrıldı daha doğrusu bedenle birlikteydi ama o bedeni aştı diim....çok büyük bir güç gösterisi yaparak yeraltından bir alemi ve oradakileri dünyaya davet ettim dehşet bir meydan okumayla...2 alem de 1di o an..ama şimdi bile şaşkınlık var üzerimde öyle bir iradeydiki o kuvvetle dağları darmaduman edebilirdim....bir kaç sn sürdü....

hmm bu astral seyahat denilen belkide...tam yattım birden kendimi tepemde gördüm acilen kalkmamı söyledim kendime...odadan çıktım balkon kocaman bir teras insanlar bulutların üzerine inşa edilmiş ewlerde yaşıordu....

bir de içimde o kadar muazzam bir sezgi var ki tabi göreceli bir durum...çok az zamanımız kaldı.....

belkide küçük bir çocuğun sınırsız hayal dünyasının eserlerdir Smile
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
chaostouch



Mesaj Sayısı: 10
Yaş: 31
Kayıt tarihi: 23/06/08

MesajKonu: Geri: Beden öldüğünde ruh nereye gidiyor?   Çarş. Tem. 02 2008, 23:44

walla bende bişiler yaşıorum böyle değişik ruhani...

ilk dünyanın merkezine ışınlandım hani bilim adamlarının dünyanın merkezinin som çelik olduğunu düşündükleri o yere...ateş oldum orda çok müthiş bi olaydı.

Sonra çok korkunç bişi yaşadım...ruhum bedenden ayrıldı daha doğrusu bedenle birlikteydi ama o bedeni aştı diim....çok büyük bir güç gösterisi yaparak yeraltından bir alemi ve oradakileri dünyaya davet ettim dehşet bir meydan okumayla...2 alem de 1di o an..ama şimdi bile şaşkınlık var üzerimde öyle bir iradeydiki o kuvvetle dağları darmaduman edebilirdim....bir kaç sn sürdü....

hmm bu astral seyahat denilen belkide...tam yattım birden kendimi tepemde gördüm acilen kalkmamı söyledim kendime...odadan çıktım balkon kocaman bir teras insanlar bulutların üzerine inşa edilmiş ewlerde yaşıordu....

bir de içimde o kadar muazzam bir sezgi var ki tabi göreceli bir durum...çok az zamanımız kaldı.....

belkide küçük bir çocuğun sınırsız hayal dünyasının eserlerdir Smile
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
metin özkara



Erkek
Mesaj Sayısı: 13
Yaş: 42
Yer: istanbul
Kayıt tarihi: 14/05/08

MesajKonu: yol ve yolcu   Perş. Tem. 03 2008, 17:28

beden öncesi ruh ne yapıyor?
niçin sonrayı önceyi algılamadan araştımaya ve öğrenmeye çalışıyoruz?
dünya nasıl oldu ?
güneş sistemi nasıl oluştu ?
evrende aynı süreçleri yaşıyormu?
bizden önce yaşayanlar nerede ?
dünyadan önce aynı yerde başka bir dünya varmıydı ?
bizim enerjimiz(ruh) olduğu gibi dünyanın ve güneş sistemininde varmı ?
dünya dönüyor ,ay dönüyor, yakınımızdaki gezegenler dönüyor,acaba güneş sistemimiz ve evrende dönüyormu?
doğamız, dünyamız, güneş sistemimiz ve evrenimiz bize birşeyimi hatırlatmak veya öğretmeye çalışıyor ?
neye inanıyoruz? hissettiğimize mi? tattığımıza mı?duyduğumuza mı? gördüğümüze mi?kokladığımıza mı? yoksa hepsine mi ? neye ve nasıl inanıyoruz ?
şuan neyi niçin yapıyoruz ?
bunları bilmiyor isek zaten ölmüşüz farkında değiliz...............

(GEÇİKMİŞ OLAN DÜNYA ZAMANINI YAŞIYOR,YAŞATIYOR OLABİLİRİZ!!!!!!!!!!)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 

Beden öldüğünde ruh nereye gidiyor?

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

 Similar topics

-
» Nur Enerjisi
» SU-JOK: ELLER BEDENİN AYNASIDIR
» BU YÜREK SENSİZ YAŞARMI SANIYORSUN....
» Peygamberimizin şaka ve bilmeceleri

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
INDIGO DERGISI FORUMU ::  :: -