INDIGO DERGISI FORUMU

http://indigodergisi.com
 
AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 selamlar

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Misafir
Misafir



MesajKonu: selamlar   Cuma Ağus. 03 2007, 22:59

Merhabalar ben de aranıza yeni katılanlardanım.Adım Sırma ve 84 doğumluyum. Benim indigo kavramıyla tanışma yolculuğum gerçekten çok zorlu bir yolculuktu.
Eskiden beri farklıydım, kendime özgü ve kendi değer yargılarına sahip bir çocuktum. anaokulu yaşımda tam bir liderdim. Fakat asıl anlayamadığım kendimi bildim bileli insanların gerçek psikolojisini görebiliyordum. Mesela başka şekilde düşünüp başka şekilde konuşan insanları, bir insanın bir davranışı sergilemesindeki temel nedeni, o sırada psikolojik olarak nelerin olup bittiğini bir şekilde hissediyordum. Ama bu hediye, kısa zamanda çıldırtıcı bir hal aldı benim için. Görüyorum ama hala bu insan bunu iddia ediyor ama ben hala aynı şeyi görüyorum bu nedir vesaire gibi sorular ve ailevi sorunlar ve uyumsuzluğumu farkediş sancılarım baş gösterdi. Bu beni zaman içinde içine kapanık biri yaptı ve sinsice sosyal fobiye doğru dönüştü. İşte tam bu sıralarda bir sene boyunca ardı ardına yaşadığım ultra travmatik olayların son noktasına geldiğim gün yıkımların en büyüğüyle karşılaşıp bir cinnet geçirerek önce travma sonrası stres bozukluğu hastalığıyla cebelleştim. Bu yaşadığım olaylar sadece kötü şeyler değildi. Aynı zamanda benim bütün hayatımı anlamsız kılacak ve bütün insani değerlerimin yıkılmasına sebep olacak türden olaylardı. Ve sebep oldularda. Bu zamandan sonra katıksız acı çektim. Acıyla yoğuruldum. Sanki öyle bir acı olamazdı. o ölümdü. (şimdi birçok kişinin benzer acılar yaşadığını biliyorum fakat benim bu yaşadığım herhangi bir travmatik acının ötesinde bişeydi, çünkü onları daha önce yaşamıştım. ama bu bambaşka bişeydi. ) Bu acı bana hep ölüm gibi geldi. Öyle ya : doğum için ölüm gerekiyordu. Ancak şimdi yeniden doğabilirdim.
Kendimi yakaladığım yerden aydınlığa çıkarmayı başardım. Fakat bu sefer majör depresyon hastası oldum. 2 sene nerdeyse her gün derin bir mutsuzlukla kalkıyordum, çoğu günüm ağlayarak geçiyordu. Bu depresyondan daha önce tanıştığım spiritüel kaynaklar bana bu dönemde şüphesiz çok yardımcı oldu, onları okumak bana umut ve huzur veriyordu. hep bildiğim şeyleri çok güzel ifade edilmiş şekilde sunuyorlardı ve ben gördüklerimi hissettiklerimi buluyordum onlarda. Artık okuyamayacak ve çalışamayacak durumda olduğum için çoğu zamanım sadece iyi olmaya çalışarak geçiyordu. Tamamen yalnızdım. Kimse ifade ettiklerimi anlamıyordu. kimse beni anlamıyordu. Bir şeyi bildiğimi iddia ettiğimde hep hayatın öyle bildiğim gibi olmadığını ve bu kafayla gidersem daha çok batacağımı söyleyip durdular. Ebedi bir yalnızlık yaşıyordum. Bu süreç uzadı da uzadı ve ben artık boğazımda bir düğüm hisseder oldum. artık içsel sıkıntım fiziksel olarak yaşanmaya başlamıştı. hastalandım, hatta ciddi krizler geçirdim.
Bunların içinden yavaş yavaş sıyrıldığımda ışıkla daha iyi bağlantı kurabilmeye başladım. Ve inanılmaz bir yaratıcılık sergilemeye başladım. Üretiyordum hem dansla ilgili hem de aydınlanıyordum. Psikolojiyle de çok ilgilenmiş olduğumdan dolayı yanlışları psikolojik açıklamalarıyla analiz etme fırsatım oldu. Ve davranış bozukluklarıyla ilgili bilgilere ulaştım. Artık güçlenmiştim ve tek yapmak istediğim kaybettiğim süreci telafi etmekti. Yeni projeler yapmak, çalışmak ,üretmek istiyordum. Tam bu sırada bir travmatik olay daha yaşadım. Bu diğerleri kadar büyük değildi ama kaynağı aynıydı ve ben artık bu konuda tükenmiş olduğum için bu olayı olduğundan daha büyük bir travma şeklinde yaşadım. Ve yine günlerce uyuyamadım, yemek yemedim acı çektim. Ardından bu, depresyonu kısa bir süreliğine fakat yine çok güçlü bir şekilde hayatıma tekrar soktu. Yeni krizler vardı. Şükür ki bunu hallettim kendimi ifade edebildikten sonra anca rahatladım. Fakat içimden bişeyler beni kavurmaya başladı herşey yanlıştı herkes yanlıştı, dünyanın değişmesi gerekiyordu. Oturup bununla ilgili saatlerce konuşur oldum, her karşıma çıkan örneği inceler oldum. Yanlışa karşı tahammülsüzdüm. Burda yanlıştan neyi kastettiğimi açıklamama gerek yoktur umarım. Neyse işte bir gün gerçekten çok büyük bir sinir içindeydim, çığlık çığlığa. herkesle aram bozulmuştu. Asla anlaşılmıyordum, ama kimseyi tolore edicek gücüm de kalmamıştı. O gece bir krizin ardından benim sadece iki seçeneğim olduğunu farkettim. Ya bu insanlar doğru, ya ben doğruyum. Ya ben zır deli ruh hastası ciddi psikolojik yanlışlıklara sahip biriyim (ki öyleyse de yeterki ortaya çıksın bütün yorgunluğuma rağmen bildiklerimi yıkıp yeniden inşaa etmeye hazırım), yada ben bir bilge ve hediyeli bir kişiyim dedim. Allah'ım lütfen bu eşikten geçmeme sen yardım et şeklinde dua ettim ( burada eşikten geçmek kavramından haberim yoktu). Ve bu inanılmaz hislerle hayatımın en önemli sorusunun cevabını arıyordum.Ertesi gün kalktım ve daha önce duymuş olduğum fakat tam olarak ne özelliğe sahip olduğunu bilmediğim indigo sözcüğünü google a yazdım. Ve cevap karşımdaydı. Bütün yaşadıkklarımı açıklıyordu. Kim olduğumu, ne olduğumu. Bu arada bu bahsettiklerim 1 ay önce oluyor.
Bu bilgi bana bu zamanda ulaştırıldı ve bunun bir sebebi vardı. Diğer indigoları bilmiyorum ama bana bu bilgi gerçekten çok büyük sınavlar sonucunda verildi. Çünkü ilginçtir ki bu zamana kadar onca konuyu okumama rağmen indigo fenomenine hiç değinmemeiş ve denk gelmemiştim. Onu tırnaklarımla kazıyarak elde etmem gerekiyordu. Ben böyle biliyorum. Şimdi gördüklerim karşısında hala değerlerime sahip çıkmayı seçtiğim için ve de çıkabildiğim için ödüllendirildiğimi hissediyorum. Misyonumun çok büyük olduğunu hissediyorum. Bunca senelik deneyimlerden kalan yorgunluk ve diğer psikolojik kalıntıları da attıktan sonra herşey daha da aydınlık olacak. Şuan tam bir sistem yıkıcı olduğumu hissediyorum. Benzer deneyimleri yaşamış arkadaşlarımla tanışmak için de sabırsızlanıyorum.
Sevgilerle..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
meliha



Mesaj Sayısı : 20
Kayıt tarihi : 01/06/07

MesajKonu: Geri: selamlar   Çarş. Ağus. 15 2007, 21:15

sevgili yiğit krdeşim bende resmimi göndersem bana da bakar mısın ?heheheehehhe .aslında benimki düpedüz kıskançlık .senin gibi özelliklerim yok diye çekemedim anlaşılan .yiğit hayatta yiğitliğini göstermen umuduyla .sevgiyle kalın
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
karanka



Mesaj Sayısı : 22
Kayıt tarihi : 10/02/07

MesajKonu: Geri: selamlar   Cuma Eyl. 21 2007, 08:35

AH AHHHHH SENİN IŞIK DEDİĞİN ŞEYTAN SENİ ÇARPARKEN GÖRDÜĞÜN YÜKSEK GERİLİM ARKI.kENDİNİ ÖNEMSEMEKTEN HASTALANMIŞSIN.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Kudret Gürbüz



Mesaj Sayısı : 1
Kayıt tarihi : 04/11/07

MesajKonu: Geri: selamlar   Paz Kas. 04 2007, 06:32

merhaba ben Kudret bu yazıyı okuduğumda nasıl bir rahatlık hissettiğimi anlatamam. bahsettiklerinin aynısını bende yaşıyorum ve burayı yahoodan buldum ama iyiki aramışım çünkü gerçekten çıldırmak üzereyim. yani sitedeki indigo çocukların özelliklerini okudum ve sanki beni tarif etmişler gibi geldi 21 i de uyuyor. benimde hiçbir şekilde tahammülüm kalmadı benim yanlış olduğumu söyleyen insanlara ve bütün hayatım boyunca böyle yaşayabileceğimi hiç sanmıyorum! ben niye onların seviyesine ineyim onlar benim seviyeme çıkabilecekken! dünyayı değiştirmek istiyorum!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
paris
Gümüş Üye
Gümüş Üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 81
Yer : fransa
Kayıt tarihi : 20/01/07

MesajKonu: slm   Cuma Ara. 14 2007, 06:37

uzun yazıları severim Smile) aramıza hoş geldin...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.tagged.com/parissss
ortakahve



Mesaj Sayısı : 4
Kayıt tarihi : 16/01/08

MesajKonu: Geri: selamlar   Salı Ocak 22 2008, 02:10

o kdr çok acı cekmene neden olan neydi? insanların senle ilgilenmeyişi, seni ciddiye almayışı mı? yoksa erkek arkadaslarından yediğin kazıklar mı? parasız kalman mı? iş bulamaman mı? hayatını devam ettirecek güce sahip olmaman ya da şöyle diyeyim kendi ayaklarının üzerinde duramaman mı?? hanginiz ne kadar farklısınız? hanginiz olan biteni anlıyorsunuz? hanginiz sürekli anlamsız bilmeceleri çözüyor, insanlara sürekli bir sevinç yaratıyor ya da onaları düze çıkarıyor? bence hepiniz yalancısınız!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
sirius
Moderator
Moderator
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 57
Yaş : 28
Yer : izmir
Kayıt tarihi : 22/12/07

MesajKonu: Geri: selamlar   Salı Ocak 22 2008, 03:08

herkes kendine göre en doğrudur. Halbuki tek doğru olması şart değildir. Newton mantığını bırakmalıyız ya 0 ya 1 ya evet ya hayır artık bu yok. Kuantum fiziği şunu gösterdir 0, 1 ve hem 0 hem 1 hem evet hem hayır. Bunu benimsemeliyiz. Bu yüzden herkesin yalancı olması herkes içine giren seninde yalancı olduğunu gösterir. Eğer sen yalancıysan o zaman herkesin yalancı olduğu cümlesi de yalandır yani herkes doğrucudur. Bakın paradoks. Smile

Neyse ne olursa olsun her acı bence önemlidir. Ve bir acı çektiğimizde bir travma, sorun yaşadığımızda önemli olan o sorundan ders almaktır. ACılar bizi olgunlaştırmak basamak atlatmak için önemlidirler bence. O acıdan ders çıkardığımızda bize başka bir ders sunulur. Bu şekilde zincir devam eder. Eğer o dersi öğrenemezsek aynı şeyleri yaşar dururuz. Bu yüzden acılar çok önemli. Kendini önemse yada önemseme, indigosun yada değilsin ne farkeder ki! Her insan bir görevle gelir her insan önemlidir. Ve her insan bu dünyayı değiştirebilir. İsmine ister indigo çocuk ister kristal çocuk ister ejderha çocuk ister yıldız çocuk de. Ne dersen de. Bana kalırsa insanın kendini etiketlemesi yanlış. Ve bana göre indigo kristal seviye deyimleri ve açıkçası pekte önemsemiyorum. Çünkü biliyorum ki her insan içinde O özü bulunduruyor bu yüzden her insan değerli ve önemli. Zaten bir birlik olmadan birşey değiştirilemez. Takım olacak, ruh birliği olacak, toplu çalışma olacak. Bakın dünyayı ileriye götüren bilimadamlarında kişisel ego yoktur. Toplumsal ego vardır. Toplumu düşünürler kendilerini değil. Çoğu ünlü bilimadamı buldukları buluşların kendilerine parsellememiş dünyaya hediye etmiştir ki herkes faydalansın diye.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Twist Nymph

avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 32
Yaş : 47
Kayıt tarihi : 16/01/08

MesajKonu: Hoşgeldin   Salı Ocak 22 2008, 21:09

Aramıza hoşgeldin Sırma. Smile)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ortakahve



Mesaj Sayısı : 4
Kayıt tarihi : 16/01/08

MesajKonu: Geri: selamlar   Paz Ocak 27 2008, 04:03

Sirius, doğru hükmü verebilmek için ya evet ya hayır denmelidir. yoksa hiçbirşeyi birbirinden ayırt edemezsin, karar veremezsin ve savunduğun mantıgı ne derece hayatında uyguladıgını da merak etmedim değil dogrusu.
Bir paradoksu belirlemek için önce yargıları iyice anlamak gerekir ki benim bahsettiğim "herkes yalancı, dünya yalaan" değildi. "hepiniz yalancısınız" idi. yani siz burda bir grupsunuz ve ben sizin grubunuza değer yargılarınıza ortak değilim. sanırım paradoks konusunu yeni incelediğinden paradoksun varoluşu sadece dikkatini çekmiş ki nerede bir "yalancı" ifadesi görsen "paradoks" diyorsun.

Çekilen acılar muhakkak bir ölçüttür insan hayatı için, iradesi için, geleceği için, elde edebilecekleri için fakat çekilen acı bir saygınlık unsuru değildir. Hata yapılmıştır çekilmiştir, şansı yaver gitmemiştir çekilmiştir, iradesi-inancı zayıftır çekilmiştir. bunlarda saygı duyulacak şeyler değildir. eğer ki " ya kız o kadar acının kederin içinden çıkmış üstüne gitme, ayıp ediyorsun walla!" tarzında toplumun genelinde varolan bir acıma ya da onun bu haline laf ettirmeyerek prim yapmaksa olay bunu da anlarım ama saygı duyulması gereken birşey değildir çekilen acılar. Herkesin acısı kendinedir kısaca.

Yani bir insan kendi yalnızlıgından dolayı bu kadar acı çekebiliyor. Birden bi kavramla tanışıyor sonra hayatı değişiyor. Çekilen acılar ortadan kalkıyor, ortamında gayet neşe kaynağı bi insan haline dönüşüyor, güneşi görüyorum flan diye edebiyat bile parçalıyor. Yani çok havada kalmıyor mu bu ifadeler sizcede? Birde şöyle bir hava var sanki "Indigo'yla tanışmadan önce hangimiz daha sefildik?" yani forum flan hikaye direkt olarak bu başlık altında tanışmalısınız bence..


...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
...Berna...



Kadın
Mesaj Sayısı : 2
Yaş : 25
Yer : bursa
Kayıt tarihi : 16/02/09

MesajKonu: ..   Ptsi Şub. 16 2009, 03:34

Nedir bu indigo meselesi ben anlayabilmiş değilim her yerde farklı bir tanımı yapılıyor bu indigo ifadesinin burda yazdıklarına göre insanlara bakınca anlayabiliyorsun psikolojik durumunu ve davranışlarına anlam verebiliyorsun bakınca nasıl anlayabiliyosn anlamadım hadi konuşmalarından yola cıkarak desen anlarım ama bakınca daha nasıl anlaşılırkii... Sad
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
sirius
Moderator
Moderator
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 57
Yaş : 28
Yer : izmir
Kayıt tarihi : 22/12/07

MesajKonu: Geri: selamlar   Cuma Şub. 27 2009, 17:46

...Berna... demiş ki:
Nedir bu indigo meselesi ben anlayabilmiş değilim her yerde farklı bir tanımı yapılıyor bu indigo ifadesinin burda yazdıklarına göre insanlara bakınca anlayabiliyorsun psikolojik durumunu ve davranışlarına anlam verebiliyorsun bakınca nasıl anlayabiliyosn anlamadım hadi konuşmalarından yola cıkarak desen anlarım ama bakınca daha nasıl anlaşılırkii... Sad

işte işin metafiziksel yadam erak uyandıran kısmı da bu ya! insan sonsuz potansiyellere sahip bir varlık ,her gün bilimadamlarının şu an ki bilimle açıklayamayacağı neler, ne tür insanlar ne tür yetiler çıkıyor Smile ASlında farketmek bunu kabullenmek o kadar zor değil berna. gerçekten zor değil. tek şey gözlem ve farkındalık. Arada bir susalım, etrafı susturalım ve dinleyelim, evrenin sesini, ağaçların sesini ve en önemlisi içinizde sizle konuşan içsesinizi... saçma mı geliyor mantık dışı mı? herşey mantık çerçevisine girmek zorunda mı peki Smile Bazen öyle olaylar oluyor ki mantığa sığmayacak derecede mucizevi ve sorgulamamak gerekiyor, bazen sadece kabullenmek ve sevgi ile karşılamak.

İlla mantığını isterseniz bunun mantığı şu anda alttan alttan ilerleyen aslında bir bilimdalı olan ama tam olarak resmileşen bir bilimdalı olmayan parapsikoloji ile açıklayabilirsiniz. Parapsikoloji bu fenomenlere "duyular dışı algılama" diyor. Ve çok ciddi deneyler yapılıyor labratuarlarda. Hemen hemen tüm avrupa ülkelerinde ve bazı uzakdoğu ülkelerinde parapsikoloji araştırma labratuarları var isterseniz adresleriyle beraner isimlerini aktarabilirim Smile "mantık" açısından inandırıcı olabilmesi içn Smile
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: selamlar   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
selamlar
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Selamlar ~

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
INDIGO DERGISI FORUMU :: Kurallar | Duyurular | Anketler | Tanisma :: Tanışma Bölümü-
Buraya geçin: